Translate

16 Kasım 2017 Perşembe

Pizza Locale'de lezzete kaçtım!

Merhabalar!!
Hayatın akışı, koşuşturmalar, sorumluluklar derken her şeye mola verip, kendinizi şımartmaya ne dersiniz? Cevabınız evet ise okumaya devam edebilirsiniz :)

"Gözünü aç, duş al, hızlı bir kahvaltı yap ya da pas geç, traş ol, giyin, çık ‘tam zamanında’ ve yine işe geç kal… Egolarla uğraş, memnuniyetsizlerle uğraş, mutsuz ol, eve dönmek için saatlerce uğraş… Eve gel ufak birşeyler atıştır ve sonra uyuyakal… 
Gözünü aç, rahatça kahveni iç, gazetelere göz at (twitlere değil, gazetelere…) duşunu al, traşı geç, esnafa selam vererek dükkana yürü, kapıyı aç, mutlu ol, insanları mutlu et… Selamlaş, yardım et, evine mutlu dön… Mutlu uyu… Gözünü mutlu aç… 
Biz ikinci tarif için yazının başındaki her şeyi gözden çıkardık ve Locale olmaya geri döndük… 
Yüzde bir gülümsemeyle Locale olmayı hatırladık…"

Escape to Locale / Olay yerinden kaçmak - Kaçış Yeri

"Nasıl mı kaçtık?
İzmirli iki üniversite arkadaşının, Ankara ve İstanbul'da geçirdiği kurumsal hayat mücadelesinin ardından, kendilerine "neden!" sorusunu sormalarıyla başlıyor hikaye! Biraz kaçış ve samimiyete dönüş odağında planlar yapılıyor ve ilk adımı böylece atılıyor Pizza Locale'nin. İzmir'de hayatın vazgeçilmezi samimiyet, hoşgörü, huzur ve mutluluk odağında egolardan uzak bir kaçış hikayesi olmamızın temelleri bunlar! İşte bu yüzden sizleri aile edasıyla karşılayan tavır, her zaman doğru işi yapmaya çalışmak ve biraz da sizi bu kaçışa davet etme isteğimiz! Siz de gelin, birlikte bir kaçış yaşayalım!"

İzmir'in sevilen pizzacısı, kısa zaman önce İstanbullu oldu! :)
İzmir'de 7, Çeşme'de 1, Aydın'da 1 ve İstanbul'da 3 şubesi mevcut! 
Ben İstanbul/Beşiktaş-Akaretler şubesini tercih ettim.

Mekan otantik, ahşap dizaynda, rahat, aşırı kasıntı olamayan bir havada. Hafif loş bir hava da mevcut. Çalışanlar da ilgili ve güler yüzlüydü.

Tam 31 pizza çeşitleri mevcut! Ben diyetteyim pizza yiyemem derseniz de 3 farklı salatası mevcut! Vee, tatlı kaçışlar... 5 farklı tatlı/çikolatalı pizzaları mevcut. Sanırım Pizza Locale'i biraz daha farklı kılan olay burada gizli olabilir...

Soldaki; Füme Kaburga Pizza
Sağdaki; Şarküteri Pizza
Benim tercihim, orta boy "Füme Kaburga Pizza (Domates sos, mozarella, füme kaburga, roka, parmesan)" ve "Şarküteri Pizza (Domates sos, mozeralla, salam, pepperoni, sucuk, pastırma, kavurma, mısır, zeytin)" oldu. Tabii hepsini tek başıma yemedim! :)
Pizzalar orta boy olmasına rağmen oldukça büyüktü! Bu konuda öncelikle uyarmak isterim. Aslında küçük boy bile tek kişiye bir hayli yeterli olabilir. Veyahutta iki kişi bir orta boy pizzayla karnını doyurabilir. Hamuru incecik, malzemeler oldukça yoğun ve leziz... Benim favorim Füme Kaburga Pizza oldu. Genellikle pizzalarda füme et pizzayı tercih ederim zaten. Ve şuana kadar yediğim en iyi füme et pizza tahtına oturdu sanırım! Hafif, kolaylıkla bir çırpıda yenip, giden bir pizza :) Kesinlikle buna bir şans verin, bana teşekkür edeceksiniz. Tabii yoğun ve sek et tadına benim kadar düşkünlüğünüz varsa, yoksa size o et tadı çok yoğun ve ağır gelebilir.
Şarküteri Pizza da oldukça başarılıydı fakat bana biraz ağır geldi. Özellikle içerisindeki tereyağı ve bir çok et çeşitleri hepsi bir arada olunca benlik bir durumdan çıksa da yine de kötü diyemem. Küçük boyunun yarısı gayet doyurucu olur, o derece yoğun.
Pizza kaçışlarından sonra tatlı kaçış yapmazsam olmazdı...
Chocolate Pizza'yı tercih ederek, üzerindeki meyvelerin çilek ve muz olmasını seçtim. Dilerseniz kivi de seçebilirsiniz. Bunda boyut sabit yani seçim olmuyor, bu sebeple tek kişiyseniz kesinlikle fazla gelecek zira, söylediğim orta boy pizza ile aynı boyuttaydı ki orta boy pizzanın bile oldukça büyük olduğunu söylemiştim, gerisini siz hayal edin... Tabii iki kişi oluncan hemen tükettik orası ayrı! :)
Bol Nutella ve meyveli enfes bir kaçamaktı gerçekten de.
Tabii bu tatlı kaçışının yanında çay da olmasını isterdim lakin çay mevcut değildi, sanırım bulduğum tek eksikleri çay olmamasıydı, kısa sürede bunu da menüye dahil edeceklerini düşünüyorum :) Zira biz çaysız yapamayız ki! :) Bilmiyorum sizde benim kadar tatlı yanında çay arar mısınız? Ya da yemek üstüne bir çay içme alışkanlığınız var mıdır? Ama benim var...

Kısacası ben yeni keşfettiğim Pizza Locale'den oldukça memnun kaldım. Eğer bulunduğunuz şehirde şubesi varsa bir uğramanızı tavsiye ederim.
İnternet sitelerini incelemek isterseniz; *tıktık
İnstagram sayfaları ise; *tıktık
Pizza fiyatları 15-40 TL arasında boyutlarına ve çeşitlerine göre değişmekte.

Buraya kadar okuyan herkese tek tek teşekkür ederim, zira artık eskisi gibi okuyan, araştıran insanlar görebilmek biraz zor! :) Umarım faydalı bir yazı olmuştur! Blogumda daha fazla bu tarz mekan keşifleri, yemek deneyim ve tecrübelerime dair yazılar görmek isterseniz yorum yazabilir veya bana belirtebilirsiniz... Sizin favori pizza mekanınız neresi? Pizza Locale'e hiç gittiniz mi? Yorum olarak bırakırsanız çook sevinirim :)
Sevgiler...

2 Kasım 2017 Perşembe

Revigen (Dökülmelere Karşı Canlandırıcı) Şampuan

Merhabalar!!
Revigen, For Woman (Kadınlar için) şampuan; saç kaybının giderilmesine, sağlıklı, canlı, ışıltılı ve sağlam saç tellerinin oluşumuna yardımcı kozmofarmasötik, dökülme karşıtı bir şampuan olarak geçiyor.

Ürün tanıtım bilgilerini aktarmak istiyorum sizlere öncelikle...
"Revigen kadınlarda sağlıklı saç gelişiminin sağlanabilmesi için saç ve saçlı deri bakımı yapar, saç köklerinin fonksiyonel kapasitelerini güçlendirmeye yardımcı olur.
İçinde bulunan T-flavanone, Adenozin, L-carnitine-L-tartrate hem laboratuvar araştırmalarında, hem klinik çalışmalarda kadınlarda sağlıklı saç gelişimini uyardığı ve dökülme karşıtı etkileri olduğu belirlenmiş doğal ve güçlü moleküllerdir.
İçinde bulunan Pantenol (Vitamin B5), Niasinamid (Vitamin B3), Soya yağı ve biotin sağlıklı saç derisi ve saç teli oluşumunda etkili doğal maddelerdir. Saç tellerinin güçlenmesine yardımcı olan ve saç köklerini serbest oksijen radikallerinin dejeneratif etkilerine karşı koruyan yeşil çay; Epigallocatechin gallate ekstresi ile Vitamin E, şampuanın dökülme karşıtı etkilerini güçlendirmektedir. Anti kepek özelliği de bulunan şampuan sağlıklı saç tellerinin gelişimine yardımcı olur."

Peki kimler Revigen For Woman Şampuan kullanabilir?
1-Saç dökülme sorunu olanlar,
2-İnce ve cansız saç teline sahip olanlar,
3-Saç tellerinde görünüm kusuru olanlar (saç kırıkları, çatallanma)
4-Boya, perma gibi saçta stres oluşturan uygulamaları sık yaptıranlar,
5-Saçlı deri sağlığı iyi olmayanlar tarafından kullanılmasını öneriyorlar.

Revigen For Woman şampuan kadınların saç sağlığı için geliştirilmiş olmakla birlikte erkekler tarafından da kullanılmasında bir sakınca yoktur.

Benim izlenimlerime, kişisel, objektif yorum ve incelememe geçecek olursak...
Şampuan, 300 ml'lik, tüp ambalaja sahip. Yapısı oldukça yoğun, güzel köpürüyor ve saçları güzel temizleyip, arındırıyor. Kokusu Dalin'in aynısı diyebilirim, çok tatlı, hoş ve misler gibi... Şampuanı tamamen kullanıp bitirdiğim için etkilerini yeterince gözlemlediğimi düşünüyorum, bunu da belirtmek isterim :) 
Aşırı saç dökülmesi yaşayan birisi değilim, saç dökülmesi yaşıyorum fakat uzmanlar az miktar (günde 50-100 tel) saç dökülmesinin normal olduğunu söylediği için fazla ciddiye almıyorum, bu konuda şikayetim yok açıkçası... Fakat bu şampuan saç dökülmelerine karşı olduğu halde o günlük az da olsa dökülen saçlarımdaki dökülmeyi bile kesmedi... Bu sebeple ciddi saç dökülmesi yaşayanlarda da etkili olabilir mi bilemiyorum... Tabii saçtan saça, ciltten cilde fark olduğunu da söylemeliyim. Saçlarımı onarması, nemlendirmesi, hacim verip, ışıldatması ise en en sevdiğim etkileri oldu. Saçlarımdaki dolgunluk gerçekten gözle görülür şekilde fark edilirdi...

Gerçekten canlı ve sağlıklı saçlar için kullanılabilecek bir şampuan. Saçlarınızla başınız dertteyse, elde ettiğim etkilere sahip bir şampuan arıyorsanız göz atmanızı tavsiye ederim.
Eczanelerden veyahut online sitesinden ulaşabilirsiniz.

Fiyatı; 34 TL
Online sitesinden ulaşmak için, *tıktık

Okuduğunuz için teşekkürler, umarım faydalı bir yazı olmuştur.
Sevgiler :)

28 Ekim 2017 Cumartesi

Kitap Alışverişim | Online/Mağaza | D&R ve Kitapyurdu

Merhabalar!!
Bugünki yazımda sizlerle biraz farklı bir içerikten bahsedeceğim... Kitap almayı ve okumayı çok seviyorum, kitapları incelemek, vakti kitaplarda geçirmek bence paha biçilemez anlardan olabilir... Sıklıkla da kitap alışverişi yapıyorum, gerek sahaflardan, gerek fuarlardan ve tabii mağaza & online sitelerden. Bugün sizlerle yakın zamanda yaptığım kitap alışverişimi paylaşacağım. İnternetten kitap almak isteyenler için de faydalı alternatif olabilir...
Tarih bölümü öğrencisi olduğum ve tarihe ilgili olduğum için kitaplar tarih konulu öncelikle bunu da belirtmeliyim... Tarih kitabı arayanlara da güzel bir öneri olabilir :)

  • D&R'ın mağazasından aldığım kitap ile başlayalım...

"Tarih belirli aralıklarla yeniden yazılmalıdır, bu sadece yeni vak'alar ortaya çıktığı için değil, zamanla bakış açıları değiştiği için de geçerlidir."
Goethe
Değerli Osmanlı tarihçisi Prof. Dr. Feridun M. Emecen'in yeni eseri, 600 yıl boyunca çok geniş bir coğrafyaya yayılmış Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk 300 yılına ışık tutuyor. Osmanlıların küçük bir beylikten bir cihan imparatorluğuna doğru yönelişini akıcı bir dille anlatan Osmanlı İmparatorluğu'nun Kuruluş ve Yükseliş Tarihi (100-1600), Osmanlı tarihini dar kalıplara sıkıştırmadan ele alan yaklaşımı ve kullandığı sağlam kaynak tenkidi yöntemiyle, siyasi tarih alanında vazgeçilmez bir başvuru kaynağı olma özelliğini taşıyor.
Fiyatı: 26 TL
  • D&R' ın online alışveriş sitesinden aldıklarıma geçecek olursak...

Rönesans tarihini Batı dillerinden çevrilmiş kaynaklardan okuyanlar, konuyu adeta tümüyle Batı ve Orta Avrupa'da, bu bölgenin iç dinamikleriyle başlayıp bitmiş bir süreç olarak algılar. Oysa Halil İnalcık'ın Ankara Üniversite'sinde yıllarca okuttuğu, "Rönesans Tarihi" derslerini izleyenler, Osmanlı Türklerinin de bu sürecin ayrılmaz bir parçası olduğunu gözlemlemişlerdir.
Rönesans Avrupası, işte bu dersin notlarının, elden geçirilip kitaplaştırılmasıyla ortaya çıkmış bir yapıt. Rönesans ve Reform süreçlerinde, Osmanlı İmparatorluğu'nun Avrupa tarihini nasıl etkilediğini vurgulamasıyla, benzerlerinden oldukça farklı bir çalışma. Bir yandan Bizans'tan Avrupa ülkelerine iltica ederek hümanizmin önünü açan bilim adamlarının öykülerini gerçeklik zeminine oturturken, bir yandan da Osmanlı siyasi dengeler üzerinden, bu süreçte doğrudan ve nasıl önemli bir pay sahibi olduğunu gözler önüne seriyor. Bu çalışma Osmanlıların, bundan sonra yazılacak Avrupa tarihlerinde “karşı taraf” değil, taraflardan biri olarak yer alması gerektiğini belirterek, genç kuşak tarihçilerin ufkunu açmak savında. 
Çalışmanın ikinci bölümü, Türkiye’nin Batı Medeniyetiyle Özdeşleşme Süreci ise, Rönesans’ın ve hümanizmin Osmanlı-Türk tarihindeki yansımalarına odaklanıyor: 
Fatih Sultan Mehmed’in İtalya ve hümanizm öncüleriyle yakın ilişkisi, bu ilişkinin II. Bayezid ile zayıflayışı, Batılılaşmanın Osmanlı İmparatorluğu’nda topçuluk ve denizcilik gibi pratik alanlarda süregelişi, Lâle Devri ile Batı üstünlüğünün kabul edilişi, Tanzimat ile hukuk ve idarede güçlü bir Batılılaşma sürecinin başlayışı ve nihayet Atatürk devrimleriyle tam Batılılaşma hedefinin millî bir kültür dönüşümü haline gelişi... 
Halil İnalcık bu eserinde, Batılılaşma hareketinin yakın tarihimizdeki gelişim sürecini, tanınmış sosyologların analizleriyle de değerlendirerek son gelişmelere ışık tutmaya çalışıyor. Bu süreçte Cumhuriyet tarihinde yaşanan çalkantılara değiniyor ve Suat Sinanoğlu’nun savunduğu, Türk hümanizm hareketinin tam Batılılaşmanın ön koşulu olduğu görüşünü de ayrıntılı biçimde ele alıyor.
Fiyatı: 26 TL
(Fakat D&R online indirimi ile 20,28 TL'e satın aldım.)
"15. ve 16. yüzyıllar Avrupa’sı, zamanın büyük politik-ekonomik gücü Osmanlı’yı hesaba katmadan anlaşılamaz.”
“Avrupa tarihiyle Osmanlı tarihi iki paralel tarihtir; bu nedenle iki dünyanın tarihi karşılaştırmalı olarak incelenmelidir.”
Halil İnalcık
15. yüzyılın ortalarından itibaren Osmanlı, Avrupa tarihini şekillendirmede çok önemli bir rol oynamıştır. Osmanlı’ya referansta bulunmaksızın raison d’etat, reel politik, güç dengesi ve hatta Avrupa kimliği gibi kavramları açıklamak mümkün değildir. Osmanlı ile Avrupa arasında karşılıklı etkiler aşikâr olduğu halde maalesef bu etkileşim Batı tarihçiliğinde çok fazla dikkate alınmamıştır.
Hristiyan Haçlı geleneği, uzun süren savaşlara bağlı olarak gelişen düşmanlık, kültürel yabancılaşma gibi bazı tarihsel nedenlerden ötürü ve belki de Osmanlı’nın Aydınlanma sürecinin dışında kalması dolayısıyla Osmanlılar Batı tarihçiliğinde genellikle Avrupa ve Avrupalılığın karşıtı ve antitezi olarak ele alınmıştır. Oysa taraflar arasında çatışmadan çok daha fazlası mevcuttur.
Osmanlı Devleti’nin modern Avrupa’yı şekillendirmedeki etkileriyle birlikte Batı tarihindeki yeri ve Avrupa’yla arasındaki siyasi-ekonomik ilişkiler, sosyo-kültürel bir karşılaşma olarak en büyük tarihçilerimizden Halil İnalcık’ın kaleminden, Osmanlı ve Avrupa'da…
Fiyatı: 22 TL
(Fakat D&R online indirimi ile 14,30 TL'e satın aldım.)
Bir uygarlık çevresine girme aşamasındaki toplum, model aldığı toplumun kendine göre bir resmini çizer, o uygarlıkta ve hayat tarzında kendine göre demirleme alanları, referans noktaları saptar. Osmanlı İmparatorluğu'nun tüm yapı ve kurumlarıyla bir bütün olarak yaşadığı modernleşme olgusu da bu çizgiden hareket etmiştir. 23 Aralık 1876'da Osmanlı İmparatorluğu artık anayasal bir monarşi oldu ve ömrünün son 46 yılını bu rejimle tamamladı. 
İlber Ortaylı'nın Osmanlı kurum ve cemaatlerinin modernleşme çabalarını irdeleyen eseri Batılılaşma Yolunda Tanzimat, Tanzimat devri basını, Osmanlı parlamentosundaki millet temsili, anayasal rejim sorunu, taşra bürokrasisi, idari modernleşme, mahalli idareler, diplomasi, Osmanlı'da laiklik hareketleri, Osmanlı idaresi altındaki dini gruplar, Alevîlik, Nusayrîlîk, Ortodoks Kilisesi ve Musevîler gibi pek çok konuyu tarihsel perspektifi içerisinde ele alıyor.
Fiyatı: 22 TL
(Fakat D&R online indirimi ile 15,40 TL'e satın aldım.)
"Türkiye’nin yüzyıllar önce açılan tarih defteri henüz kapanmamıştır ve sık sık da görüyorsunuz ki bu defter kapanmaz. Onun için tarih bilmek; nereden geldiğinizi, nasıl yurt edindiğinizi öğrenmek zorundasınız. Tarihini bilmeyen, hafızası olmayan toplumların nerelere gideceğinin, sürükleneceğinin, dahası neler yapabileceğinin hesabı olmaz.”
İlber Ortaylı
14. ve 17. yüzyılları arasında Hindistan’dan Viyana kapılarına kadar muazzam büyüklükte bir coğrafyaya hükmettiler... Orta Asya, Kafkasya, Ortadoğu ve Avrupa’nın tarihini şekillendirdiler. Uyguladıkları askerî taktiklerle imkânsız görülen pek çok savaştan zaferle çıktılar...
Hangi kıtada olursa olsun adalet esasıyla yönettiler... Sorunlarını çözemeyen Avrupa devletlerine fikirleriyle ilham verdiler... Mimarîden musikiye, edebiyattan tıbba kadar yeryüzünün her coğrafyasında kalıcı bir iz bıraktılar.
Birçok devlet kurdular: Timurlular, Altın Orda, Memluklar, Osmanlılar...
Efsane hükümdarlara sahip oldular: Emir Timur, Fatih Sultan Mehmed, Sultan Baybars, Kanuni Sultan Süleyman, Babür Şah...
İlber Ortaylı, Asya’nın bozkırlarından Avrupa’nın içlerine kadar ilerleyen, dünya tarihinde zirveye taht kuran Türklerin muhteşem yıllarını anlatıyor…
Türklerin Altın Çağı, İlber Ortaylı'nın satırları arasında dolaşmak isteyen her yaştan okuyucunun zevkle okuyacağı bir başucu kitabı...
(Bu kitap 2 çeşitte satılıyor, imzalı/imzasız olarak. Benimki de İlber Ortaylı'nın kendi imzasından olanı olduğu için de aşırı mutluyum! :)
Fiyatı: 25 TL
(Fakat D&R online indirimi ile 16,25 TL'e satın aldım.)
Kitapları, www.dr.com.tr 'den inceleyebilir, satın alabilirsiniz. Daha önce de güvenle ve sorunsuz şekilde alışverişlerimi yaptım. 60 TL üzerine kargo ücretsiz, siparişler 2-3 iş günü içerisinde ulaşıyor. Son derece korunaklı bir şekilde kutulanıp, kargolanmış olarak geliyor. Hatta dilerseniz hediye paketi yaptırıp, not da ekletebilirsiniz.

  • Kitapyurdu'ndan (online) aldığım kitap ise...

Çalışma Kanuni Sultan Süleyman dönemi Osmanlı-Habsbursg ilişkilerini konu almaktadır. Bu ilişkiler 16. yüzyılın en güçlü ve birbirine rakip iki hükümdarı olan Kanuni Sultan Süleyman'ın ve Habsbursg İmparatoru Şarlken'in siyasi amaçları ve savaşları, o dönemde Avrupa'da önemli güç unsurları olan Fransızlar ve Protestanlarla ilişkileri ve şahsiyetleri yakından incelenmek suretiyle ele alınmıştır.
Çalışmanın ağırlık noktalarından birini de Osmanlı-Habsburg ilişkilerinin şekillenmesinde önemli rolü olan ve daha sonra iki imparatorluk arasında yoğunlaşan kültür transferine büyük katkıda bulunan Habsburg elçisi Ogier Ghiselin de Busbecq'in Osmanlı İmparatorluğu'ndaki diplomatik misyonu ve diğer faaliyetleri oluşturmaktadır. Bu suretle Avrupalı bir elçinin daha doğrusu Avrupalıların 16. yüzyılda Türkleri nasıl algıladıkları da ortaya konulmaya çalışılmıştır.
Fiyatı: 20 TL
(Fakat sitede indirimdeydi 16 TL'e satın aldım.)
Kitabı, www.kitapyurdu.com 'dan inceleyebilir, satın alabilirsiniz. Bu kitap şuan son aldığım siparişimdi daha önceden 7-10 civarında kitap almışlığım ve tecrübelerim var bu siteyle de. Kargosu oldukça hızlı 2-3 iş günü içerisinde siparişiniz ulaşıyor. 40 TL ve üzeri alışverişlerde kargo ücretsiz, 10 TL'den sonra ise sadece 2 TL kargo ücreti.

Yakın zamanda yapmış olduğum kitap alışverişim bu şekildeydi. Bundan sonra aldığım kitapları ve içeriklerini bu şekilde sizlerle paylaşmayı planlıyorum. Hatta daha detaylı kitap inceleme yazıları da yazabilirim...
 Yukarıda bahsettiğim kitapların hepsi oldukça konularına hakim ve başarılı, kesinlikle tavsiye ettiğim kitaplar arasındadır. Tarihe ilginiz varsa göz atmalısınız mutlaka. 

Okuduğunuz için teşekkürler, umarım faydalı bir yazı olmuştur!! Siz ne tarz kitaplar okumayı seviyorsunuz? Önerdiğiniz tarih kitapları varsa yorum olarak bırakın mutlaka!
Bol okumalı günler, sevgiler... :)

17 Ekim 2017 Salı

Estee Lauder - illuminating perfecting primer - makyaj bazı

Merhabalar!!
Estee Lauder, yüksek fiyatlı fakat ürünleri oldukça başarılı olan bir marka, bence... Makyajdan önce cildinizi temizleyip, nemlendiricinizi uyguladıktan sonra makyaj bazı uygulamalısınız mutlaka, bu adımı atlamıyorsunuzdur umarım. Makyaj bazları sayesinde cilt sorunlarını makyajı daha fazla uygulayarak kapatmak zorunda kalmazsınız. Başarılı makyaj bazları sayesinde pürüzsüz, kusursuz bir cilt elde edebilir ve makyajınızı da sabitleyip, akmasını önleyebilirsiniz.
Araştırmalarıma göre; içeriğinde milca, silica ve hyalüronik asit bulunan makyaj bazları gün boyunca cildinizi koruyor ve pürüzsüz bir görünüm kazandırıyor'muş.
"Ürün İçeriği: Cildi aydınlık bir makyaj için mükemmelce hazırlarken, gün içinde hızlıca bir ışıltı katmak için küçük düzeltmelerde de kullanılabilir. Özel nemlendiriciler ve cildi yumuşatan E Vitamini, Pirinç Kepeği Özü ve Shea Yağı cildi besleyerek mükemmelleştirmeye yardımcı olur."

Ürün, 30 mllik tüpte bulunuyor. Sade, klasik bir görünümde. Tüpte olmak yerine, pompalı olsa daha kullanışlı olabilirdi zira içindeki ürün azaldığında onu çıkartabilmek tam bir işkence olabiliyor...
Baz, krem kıvamında ve renksiz. Cilde kolaylıkla uygulanıyor. Cildi pürüzsüzleştiriyor. Aydınlatıcı özelliği bulunan bu ürün hafif bir parlaklık içeriyor. Aşırı simli, parıl parıl bir parlaklık değil, oldukça doğal, capcanlı bir parlaklık. Hani içten gelen bir parlaklık gibi de diyebilirim...
Cildimde (karma/normal arasında) yağlanma yapmadığı gibi makyajı kusturma gibi sorunlar da yaratmadı. Aksine makyajın, fondötenin cildime daha iyi oturmasını sağladı ve makyajın kalıcılığını arttırdı.
Cildime verdiği yumuşacık his ve dokuya bayılıyorum.
Kısacası oldukça beğendiğim ve başarılı bulduğum bir makyaj bazı. Özellikle normal, kuru, karma ciltlere tavsiye ederim, ciltleri nemlenip, capcanlı ışıldayacak, tabii yağlı ciltler de kullanabilir diye düşünüyorum..
Fiyatı, 170-180 TL civarında.

Okuduğunuz için teşekkürler, umarım faydalı bir yazı olmuştur...Siz bu makyaj bazını kullanıyor musunuz? Favori makyaj bazınız hangisi? Yorum olarak bırakırsanız çok sevinirim... Sevgiler :)